16 Mayıs 1919

15 mayıs 1919 günü MustafaKemalPaşa, kendisini Samsun’a götürecek olan Bandırma Vapuru’nun kaptanı İsmail Hakkı Bey’den yolculuk hakkında bilgi alır ve ertesi gün öğle üzeri hareket edeceklerini bildirir…
16 Mayıs 1919 günü vapur, Sirkeci Garı açıklarında İngilizler tarafından aramaya tabi tutulur. Mustafa Kemal, Beşiktaş İskelesi’nden motor ile Kız Kulesi açıklarında vapura biner. Vapur hareket etmeden önce Rauf Bey Mustafa Kemal’e “Yola çıkmayın, işgal kuvvetlerine mensup bir torpido tarafından takip edileceksiniz ve vapur batırılacak” der fakat Mustafa Kemal, yolculuğun planlandığı gibi süreceğini söyler…

İşte 16 Mayıs 1919 günü Mustafa Kemal Paşa’nın halkıyla cephelerde buluşmak üzere Samsun’a doğru İstanbul’dan ayrıldığı ve Ulusumuzun var olma mücadelesinin başladığı gündür…

Şampiyon Beşiktaş!

ŞAMPİYON BEŞİKTAŞ!
Kategoriler:Uncategorized Etiketler:,

‘Dinle Küçük Adam’

Sizlere bir kitap önermek istedim bugün… Olup bitenler, yaşananlar bana yıllar önce (1980) okuduğum bir kitabı anımsattı. Tekrar okumak istedim…


‘Dinle Küçük Adam’, Wilhelm Reich…

Wilhelm Reich, kitabında küçük adam tipini oluşturanın, yapılan yanlışlar ve yozlaşmış düşünceler olduğunu aktarıyor. “Dinle küçük adam!” derken üretmek yerine fütursuzca tüketmeyi tercih eden, duygudan yoksun ve başkaları tarafından güdülenleri anlatıyor…

Sanat & Zanaat

12000 yıllık bir tarihi geçmişe sahip kadim Diyarbakır şehrimizdeki 3000 yıl öncesine ait bir sanat eseri heykel ile günümüzdeki…
Nereden nereye!

Bayramınız Kutlu Olsun

Ağız tadıyla bir bayram geçirmeniz dileğiyle…

İkizdere

İKİZDERE’ye Taş Ocağı Yakışmaz!

Biliyorum ki sizler; yaşam alanlarınızı, canlıları, ortak yurdumuz olan yeryüzünü korumak için dört taşocağı projesine karşı günlerdir ayaktasınız. Doğamızı, nefesimizi ve geleceğimizi korumak adına kararlı bir duruş sergiliyorsunuz…
Saygıyla, sevgiyle, şükranla…

Kategoriler:Uncategorized

Venceremos!

ŞAMPİYON ADANA DEMİRSPOR!

Adana Demirspor… Duruşuyla, tavrıyla, taraftarıyla bende ayrı bir yeri vardır…

Güzel bir örnektir. Yıl 2019, Taraftardan Adana Emniyetine yanıt:
“Venceremos pankartımızı kaldıran Adana Emniyeti’ne söyleyeceklerimiz var. Pankartı kaldırma gerekçesi olarak ‘devrimci bir söz ve kazanacağız anlamına geliyor’ demeleri, artık bu ülkede pankarttan korkar hale geldiklerinin göstergesidir. Tribünleri yasaklarla sindirmeye çalışarak keyfi uygulamalar yapmaları korkaklıktır! Evet devrimciyiz ve bu baskı rejimini yıkıp kazanacağız!”

Basın Özgürlüğü

“Basın, milletin müşterek sesidir. Bir milleti aydınlatma ve irşatta, bir millete muhtaç olduğu fikrî gıdayı vermekte, hulâsa bir milletin hedefi saadet olan müşterek bir istikamette yürümesini teminde, basın başlı başına bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir” (1922)
– Mustafa Kemal Atatürk

“3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü” Kutlu Olsun…

Altan Erbulak

Medine direnişinde Fahrettin Paşa’nın şifre subayı Kadri Bey’dir. Arkadaşlarıyla beraber açlıktan ölme pahasına direnen bu genç subay, Kurtuluş Savaşı’mızın ardından yurdun farklı bölgelerinde görev yapar. 1937 yılında Kadri Bey Ankara’dayken oğlu Altan da Çankaya İlkokulunda öğrencidir. Altan, her sabah arkadaşı Saffet ile buluşmakta okul yolunu birlikte yürümektedir. İki kafadar okula giderken yol kenarındaki küçük bir tepeye çıkarlar. Bu tepe Çankaya Köşkü’nden kentin merkezine uzanan yola bakmaktadır. Ve Mustafa Kemal Atatürk, o yolu derdini anlatmak için yol kenarında kendini bekleyen vatandaşlarla birlikte onlarla konuşa konuşa yürümektedir. İki çocuk, her sabah tam tepenin önünden geçerken Atatürk’ü başlarıyla selamlarlar.
Medine’yi çekirge yeme pahasına savunan askerlerimizden Kadri Bey’in oğlu Altan, yine bir sabah okula gitmek için arkadaşı Saffet’in kapısını çalar ama Saffet o gün hastadır. Altan, okul yolunda yürürken gözü tepeye ilişir; kararlıdır. Yanında arkadaşı olmasa da Atatürk’ü selamlamak için o tepeye tek başına çıkacaktır. Vatandaşların sorunlarını dinleyerek Çankaya Köşkü’nden kentin merkezine doğru yürüyen Atatürk, tepenin önünden geçerken bizimki başını hızla öne eğerek çakar selamı. O an bir ses duyulur: “Çocuk, bugün yalnızsın. Sarı yok mu Sarı?” Bir milletin geleceğini gören elbette küçük bir çocuğun gözlerinin eksikliğini de görecektir. Onca ülke ve dünya sorunu arasında Atatürk, kendisini her sabah tepeden selamlayan iki çocuğun farkındadır. Çocukların selamını almakta ama onlar başları öne eğik olduğu için bunu görmemektedirler. Kadri Bey’in oğlu o sabah hayatında ilk kez Atatürk ile göz göze gelir ve ona gülümseyerek doyasıya bakar. Sonra toparlanır ve sorusuna yanıt verir: “Bugün hasta Paşa’m, yarın!”

O gün Atatürk’ü ilk kez gören çocuk, karikatür ve tiyatro sanatımızın büyük ustası Altan Erbulak’tır. Altan Erbulak, Orhan Boran’ın çocuklar için hazırladığı radyo programı “Yuki”yi çizerek çocukları ilk yerli çizgi roman kahramanlarından biriyle tanıştırır. Erbulak, ülkemize gelen dünyanın en ünlü sirkinde çocukların karşısına palyaço olarak çıkar. Sayısız çocuk oyununda sahne alarak nice çocuğu hayatında ilk kez tiyatroyla buluşturur.

Arkadaşıyla birlikte okula giderken Meclis’e yürüyen Atatürk’ü her sabah küçük bir tepeden selamlayan o çocuk, yıllar sonra bir karikatürist ve tiyatro sanatçısı olarak ülkesini selamlamıştır…

Altan Erbulak
11 Kasım 1929-1 Mayıs 1988
Sevgiyle, özlemle…

1 Mayıs

1 Mayıs İşçi ve Emekçinin Bayramı Kutlu Olsun…